Mükemmeliyetçilik

Mükemmeliyetçilik

“İyinin düşmanı, en iyidir”. Voltaire

İyinin her zaman,daha iyisi ile alt edilebileceğini ifade eden; bu söz ile mükemmeliyetçidüşünceye de atıfta bulunuluyor.Mükemmeliyetçilik temelli düşünce yapısına sahip bireylerin; kendileri ile ilgili sürekli başarılı ve başarısız olmak adına bitmek, tükenmek bilmez bir iç savaşları vardır.Bu savaşta başarılı olmak adına mükemmeliyetçi kişi; tıpkı satranç tahtasının başında bir sonraki hamleyi hesap eder gibi düşünür. Hep gerçekleştirmesi gereken bir sonraki işi düşünür. Bu durumda kişinin bulunduğu anı yaşamasına engeldir. Kişinin bu odaklanması sonucuyaşam doyumu eksik olur.Burada bir soru sormak gerekiyor. Yaşamda ana hedefimiz mutlu olmak mı? Cevap evet ise; daha fazla yaşam doyumu ve daha çok mutlu olabilmek adına kendisini yöneten sert kurallara o mükemmeliyetçi yana yönelik bir içgörü geliştirilmesi gerekir. Gerçekleşen içgörü sayesinde kişi mükemmeliyetçiliğini kontrol etmeye başlayacaktır.

Mükemmeliyetçi olup olmadığımızı aşağıda yer alan sorulara vereceğimiz; evet veya hayır cevapları ile ulaşmak mümkün.

-Her yaptığınız işte; bir eksiklik bulma ve beğenmeme durumu olur mu?

-En iyisini yapmak adına; başlamanız gereken işleri hep bir neden bularakerteler misiniz?

-Mutlaka her yaptığınız işin, %100 iyi bir şekilde olması gerektiğine mi inanırsınız. Bu şekilde olmazsa kendinizi sıradan veya başarısız mı hissedersiniz?

Bu sorulara cevabınız evet ise; bu durumda başarılı olmak adına çaba harcamıyorsunuz.Tüm çabanızın mükemmelliği yakalama yönünde olduğu ortaya çıkmaktadır. Mükemmeliyetçilik, bizi, biz yapan benlik kavramınızın bir parçası olan gerçekçi benliğimiz ile hedeflediğimiz benliğimiz olan, ideal benliğimizin arasında uçurum oluşmasına neden olacak bir bilişsel şemamızdır. Mükemmeliyetçilik düşüncesi; gerçeklerle bağdaşmayan, son derece yüksek beklentiler içeren duygu ve düşünce bileşenlerini kapsar. Mükemmeliyetçilerin her zaman ulaşılması imkansızhedefleri vardır. Sürekli zor ve yüksek hedefler belirlenmesi sonucu oluşan baskıile birlikte artan kaygı nedeniyle başarısızlık yaşanacaktır. Kaygı ve huzursuzluk yaşanması kişinin mutsuz olmasının da nedenidir. Mükemmeliyetçilik, kişinin üretkenliğini ve verimliliğini azaltan bir etkendir. Kişide sürekli bir tatminsizlik olacağı için, elde edilen başarılarönemli kazanımlar içerse dahi kişi, kendi hedefinin altında bir başarı olması sebebiyle buna sevinmez. Kendisini başarısız hisseder. Başarısızlık duygusu ile birlikte kişi kendisine yönelik öfke duyar. Bu durumda yetersizlik temel inancını besleyecektir.Tüm bu olumsuz duygular zamanla kişide anksiyeteve depresyon içeren duygu durum bozukluklarına yol açabilir.

Mükemmeliyetçi nasıl olunur?

Mükemmeliyetçilik çocukluk döneminde öğrenilmektedir. Ebeveynlerin yaklaşımları mükemmeliyetçiliğin oluşmasında önemli bir etkendir. Çocuk evde mükemmeliyetçi olan bir büyüğünü kendisine örnek alarak bunu öğrenebilir. Ya da çocuğa karşı baskıcı, rekabetçi ve başarı odaklı, eleştirel anne, babalarda çocukların mükemmeliyetçi tutumlar geliştirmesine neden olurlar. Sürekli eleştirilen ve hataları vurgulanan çocuklar geliştirdikleri yetersizlik temel inancını üstesinden gelebilmek adına kusursuzluk içerisinde olmaya çalışırlar. Bu şekilde mükemmel davranarak; büyüklerinden gelebilecek eleştirilerden kendilerini koruduklarını inanırlar. Ayrıca hata yapmayarak ailelerinin sevgilerini kazanabileceklerine inancıda bu duruma eşlik eder. Bunların sonucunda bireyde sürekli onaylanma ihtiyacı oluşacaktır. Onaylanma ihtiyacını gidermek adına; çevresinde ki kişileri memnun etmeye çalışır. Çocuğun özgüven tatmini diğer kişilerin değerlendirilmesi üzerinden yürür hale gelir. Bu durumda kişi kendisine yönelik eleştirilere ve düşünce açıklamalarına karşı kırılgan bir ruh hali içerisinde olur ve tahammülsüzlük hisseder. Tüm bu bilişsel çarpıtmalara dayanan düşünceler ile kişi kendisini kurtarmanın yolunun mükemmel olmaktan geçeceğine inandıracaktır. Mükemmellik arayışı içerisinde tıkanılan noktalarda ise kaygı yaşanacaktır.

Mükemmeliyetçi kişilerde görülen otomatik düşünceler;

 

Bireyin kendi iradesi dışında; bilinç düzeyinde aniden otomatik olarak ortaya çıkan, olayları değerlendirilmesine etken olan düşüncelerdir. Çocukluk döneminde oluşmuş ve bilinçte yer edinmişlerdir. Yetişkinlik döneminde karşılaşılan olaylara verilen tepkilerde çocukluk döneminde kodlanmış olan otomatik düşünceler etkili olacaktır.

Başarısızlık korkusu:Herhangi bir eylemde kişi başarısız olursa, bu durumun değerinin olmadığı, anlamına geleceğine inanır. Mükemmellik yoksa ve başarılı değilse birey olarak değersizim temel inancı hep aktiftir. Hatalara tahammül yoktur, hatalar başarısızlık olarak değerlendirilir.

Onaylanmama korkusu:Herhangi bir eylemde, bir hata yapmaları ve bu hatanın başkaları tarafından fark edilmesinden korkarlar. Çünkü hatası fark edildiğinde kabul görmemekten korkar. Mükemmellik sayesinde çevreden gelebilecek eleştiri, onaylanmama ve kabul edilmemekten korunmanın bir çözümü olarak kabul edilir. 

Ya hep ya hiç düşüncesi: Mükemmeliyetçi kişilere göre tüm değerlendirmeler iki farklı uçta olur. Her şey ya siyah yada beyazdır.İkisinin ortası olabileceği ile ilgilenmezler. Mükemmellik içermeyen bir şeyin hiçbir değerinin olmadığına inanılır.

Meli, -Malı içeren ifadeler: Mükemmeliyetçi kişilerin bakışına göre herşeyinnasıl olması gerektiğine ilişkin bir sürü katı kuralları vardır. Tüm durumlar için belirlenmiş olmalı” – “olmamalı” ; “yapılmalı”- “yapılmamalı” sonu –meli, -malı ile biten kalıplar vardır. Bu kurallara uyulması konusunda beklenti içerisindedirler.  Bu düşünce içerisinde kendi arzu ve ihtiyaçlarını ihmal ederler.

Karşılaştırma: Mükemmeliyetçiler çevresindeki insanların daha az çaba harcayarak ve hatalarına rağmen hep daha başarılı olduklarını düşünürler. Başkaları ile ilgili düşüncesi; başarıya en az gayret, hata ve zorlanma ile en üst noktalara ulaştıkları yönündedir. Kendi çabalarını ve elde ettiği başarıları yeterli görmezler.

Bireyin sahip olduğu, mükemmeliyetçilik düşüncesini kontrol ederek yönetebilmesine yönelik iç görü oluşturmak terapi ile mümkün olacaktır. Terapilerde; bilişsel – davranışçı terapi, şema terapi ve EFT duygusal özgürleşme teknikleri ile iç görü kazandırılabilir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir