Tükenmişlik Sendromu

 

Tükenmişlik Sendromu Nedir?

Şehir hayatının yoğun çalışma temposu ile birlikte; bireylerin çalışma ortamlarında kendilerini ümitsiz bir ruh hali içerisinde, yorgun, bitkin, isteksiz, sürekli öfkeli ve işlerine yönelik aidiyet duygusu yoksunluğu içerisinde hissetmeleri tükenmişlik sendromunun işaretleri olarak ifade edebiliriz.

Tükenmişlik Sendromu(burnout)üzerine çalışmaları olan Dr. Christina Maslach, tükenmişliği; duygusal tükenme, duyarsızlaşma ve kişisel başarıda düşme şeklinde üç etkeni içeren bir sendrom olarak tanımlamıştır. Birinci evrede; bireyde duygusal kaynakların tüketimi, duygusal tükenme yaşanır.Bu aşamada, kişi çalışma isteğini, hevesini tüketir. Hem kendisine hem işine yönelik olumsuz, alaycı, şüpheci bir yaklaşım içerisinde olmaya başlar. İkinci evrede duyarsızlaşma başlar; kişi çevresindeki kişilerle olan ilişkilerini sınırlayarak, adeta çevresi ile arasında duvar örer. Son aşama olan kişisel başarıda düşüş ise; kişi çevresine karşı olan kırıcı ve mesafeli tutumlarını fark eder. Bu davranışlarından pişmanlık duyar. Kendisine yönelik olumsuz değerlendirmelerde bulunarak, suçluluk hisseder. Yetersizlik inancı geliştirir veişinde kendisini yetersiz hissetmeye başlar.

Nasıl gelişir?

Tükenme, aniden gelişen bir durum değildir. Zaman içinde yavaş bir şekilde gelişerek ortaya çıkar.  Kişinin iş, aile, sosyal yaşantılarında olumsuz iletişim içerisinde olmasına neden olur.Sürecin gelişim aşamaları ise; başlangıç aşaması iş ortamındaki ağır iş yükü, aşırı stres, haksızlığa uğradığını düşünmek, kapasitesini aşan yoğun taleplere karşılık vermeye çalışmak önemli etkendir. Zamanla kişinin özel hayatını etkilemesi sonucu sadece iş düşünür durumda olmayı getirir.Bir türlü geçmeyen yorgunluk hissi, bitkinlik ve yoğun bir monotonluk duygusu sık, sık hissedilir. Rutin yapılan işlerin üstesinden gelinemez hale gelinmiştir. Sık sık soğuk algınlığı ve baş ağrıları yaşanır. Diğer fiziksel şikayetlerde bu duruma eşlik eder.Sonraki aşamada ise işe karşı aidiyet duygusunda azalma, ilgisizlik,işe karşı alaycı ve olumsuz bir tutum gelişmeye başlar. Çevresine karşı dışlayıcı yaklaşımları veolumsuz tavırlar içerisinde olur. İş performansında düşme gözlenir.Son aşamada ise kişide çaresizlik, nefret duyguları ve kaçınma davranışları ön plana çıkar. Kişi başkalarından ve kendisinden hoşlanmamaya başlar. Başta hissedilen yorgunluk ağırlaşır ve kişi kendisini sosyal yaşamdan izole edere, kaçınma davranışı başlar. Kişide endişe, huzursuzluk hisleri yoğun yaşanır. Bedende sürekli kas gerginlikleri olur.

Stres ve depresyona göre aralarındaki farklar neler?

Süreçte birey yoğun bir duygusal çöküntü ve enerji düşüklüğü yaşar. Bu durumda kişinin çaresiz ve hareketsiz kalmasına neden olur. Stres yaşayan kişiler ise aceleci, dürtüsel davranışlar ve hareketli yapıları ile öne çıkarlar.

Bireyin yaşadığı depresif ruh hali, depresyon ile karıştırılabilir. Ortak noktaları motivasyoneksikliği, yaşama sevinci kaybı vehayattan zevk alınmamasıdır.Fakat, kişi depresyondayken yaşadığı olumsuz duygular yaşamın genelini kapsarken, tükenmişlik sendromu ise iş ortamı ile ilgilidir. Bulunduğu iş ortamındaki şartlar da değişim sağlandığında kişinin motivasyonu yükselecektir.

Ortak Kişisel Özellikler Neler?

Tükenmişlik sendromu yaşayan bireylerin ortak kişisel özellikleri ise; mükemmellik arayışı içerisinde olmaları, Sorumluluk duygusunun çok yüksek olması, Taleplere karşı hayır diyememek başta gelmektedir. Kişi sahip olduklarını veya başardıklarını görmezden gelerek sürekli ulaşamadığı hedefleridüşünmek ile meşguldür. Oysa ki seçilen hedefler bulunan ortamın gerçekliğindenuzakolduğu için gerçekleşemiyordur.

Tedavi ve Başaçıkma Yöntemleri Neler?

Kişinin iş ve özel yaşam dengesini iyi kurması, işyerinde sağlıklı iletişim içerisinde olmak,duygularını rahatça ifade edebildiği arkadaşları ile sohbet etmek rahatlama sağlayacaktır. Yoğun iş yükü varsa, diğer iş arkadaşları ile paylaşılması, stres ile başa çıkabilme yöntemlerinin öğrenilip, uygulanması önemlidir. Keyif alınan etkinliklere devam edilmesi, tatile çıkmak,spor yapmaksürece olumlu katkı sağlayacaktır.Süreç içerisinde yakınların desteği, anlayışı ve yardımları önemlidir.Psikolojik yardım sayesinde, iş ortamının getirdiği sorunlar ile kişisel problemleri arasındaki farkların görülmesi konusunda farkındalık kazanmak önemli bir aşamadır. Mükemmellik düşüncesi, bazı otomatik düşünceleri de beraberinde getirmektedir. Bu düşünceler ile ilgili farkındalığın yükseltilmesi önemlidir. Bireyin kendi benliği ile ilgili olumsuz inançları olması, beraberinde yaşadığı olumsuz deneyimler iş hayatında bireyin motivasyonunu olumsuz etkileyen sebeplerdir.Kişinin terapi sürecinde sahip olacağı farkındalık motivasyonun yükselmesine önemli fayda sağlayacaktır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir